Sen Susmayı Sevdiğimsin

– Konuşmayınca konuşur insan en çok. Öyle bir şey var mı ?

– Sessizliği paylaşmak, var olmaz mı !

İnsanlar, “Ya arkadaşlarla birlikteyiz” dediklerinde, hep konuştuklarından bahsediyorlar. Halbuki ne kadar birlikte sustuğunda çok önemli. Konuşmak biterde. Biriyle susabiliyorsan ve orası hala keyifliyse. İşte orasıdır.

Hep birlikte bir şey yapmayı düşünürken, belki birlikte susmayı düşünmüyoruz hiç. Ama tabi birlikte konuşabiliyorsan susabilirsin ancak. İlki yoksa, ikincisi tek başına olmayabilir.

Öyleyse …

Devamı»

İvan İlyiç’in Ölümü

1886’da kaleme alınan bu eser üzerinden asırlar geçmiş olmasına rağmen İvan İlyiç’lerin varlığı ve insanın hüsranda oluş gerçeği halen devam ediyor. İvan İlyiç’lerden olmamak ve ömrümüzü sabırla güzel işler için kullanmak dileğiyle, paylaşayım istedim.

İvan İlyiç statüyle fena halde kafayı bozmuş bir adamdır. Petersburg’da günün zevklerine uygun dayayıp döşenmiş büyük bir dairede oturur, sık sık ruhsuz akşam yemeği toplantıları düzenler, bu toplantılarda sıcaklık ve samimiyetten eser yoktur. Kendisi yüksek mahkemede yargıçtır, işini sevmesinin başlıca nedeni, işi sayesinde kendisine duyulan saygıdır. İvan İlyiç bazı geceler geç saatlerde “şehirde çokça adı geçen” kitaplardan birini okur, nasıl davranması gerektiğini de gazetelerden öğrenir. Tolstoy, yargıcın yaşamını şöyle özetler: “İvan İlyiç’in işinden haz almasının nedeni işiyle gurur duyması, toplumdan hoşnut olmasının nedeni de gururunun okşanmasıydı; onun samimi bir şekilde haz aldığı tek şey “vint” oynamaktı. . .

Devamı»

Zenginlik diye bir şey yoktur; yalnızca yaşam vardır.

Rousseau bize, insanların neyin önemli olduğu konusunda kendi kararlarını veremediklerini, düşüncelerini, başka insanların önerilerine göre belirlediklerini, mutlu olmak için neye değer vermek gerektiği konusunu, başkalarına havale ettiklerini anlatmaya çalışır; ve işte Rousseau’nun anlattığı “başka insanların görüşleri“, bir gazetenin otoritesine ve bir reklam panosunun parıltılı albenisine büründüğünde insanlar üzerinde daha da etkili olmaktadır.

***

Devamı»

Sen Ayrı Dünyanın İnsanısın

Tabi nereden bilecekler; sis basınca, tellerde gülerek bisiklet sürmekten keyif aldığını. Sen ayrı dünyanın insanısın, delice bulacak, inanmayacaklar. Kafalarındaki seni duymadıklarından dinlemeyecekler. Acayip olma, saçmalama düzgün düşün diyecekler, sana düzgün diye bir sürü yamuk fikri dayatacak, hayal de kurma diyecekler. Sen bilirsin. O zaman ister sisi dinlersin, istersen onları.

Ama alt tarafı sisi ve bisikleti seviyorsun o kadar. Hayat kısa; Pedalla, pedal sesi güzeldir. . .

Hem çabuk ol, sis kalkınca telde gidemezsin.

 

Başımız Sağolsun, Emrah Özbay Vefat Etti

“Hocam hani gelip Gezginder’de bize Kaya Eğitimi verecektin . Nere gittin habersiz . Daha geçen haftalarda senden emniyet kurmayı öğrendiğim kayaların altında gezindim, dolandım. Artçımın hayatı elimde emniyetini alırken, o soğuk kayalarda sıcak çay yudumladıydık birlikte, sert rotaların, dağların kibar insanı nere gittin be adam. ”  Allah Rahmet Eylesin.

Türkiye’de önemli rotaları çıkmış , kendisinden çok değerli bilgiler öğrendiğim Türkiye Dağcılık Federasyonu Eğitmenim Emrah Özbay vefat etmiştir. Kendisine Allah’tan rahmet sevenlerine de başsağlığı dilerim.

www.emrahozbay.com

Devamı»

Söyle Kaç Para Eder

söyle kaç para eder özgürlüğüm,
yüzüme çarpan serin rüzgar,
ve gün ışığı,
güzel bir gün batımı,
yüreğime düşen sevdiğim,
kaç para …

Devamı»

Hiç Bir Şeyleri Yok, Her Şeyleri Var

Dere tepe dağ yayla gezerken, insanlara rastlarım, bakarım hiç bir şeyleri yok gibi dururlar. Görürüm; ikram diye her şeylerini verirler. Kim olduklarını demezler. Bir makam ve mevki yoktur dillerinde. Onlarla geçirdiğim zamanlarda içim huzur ve güven dolar. Adlarını bile bilmem ama hep güzel tadlar bırakırlar yüreğimde.

Devamı»

Ve onlar gerçek papatyalar …

Ben hayatımın en keskin kokulu papatyalarını yüksek dağların zirvesinde buldum. Zor yerlerin bu fertlerinin biri bir demet gibi.

Devamı»

Göle Düşen Galaksi

hayata dair çok esaslı sorularmış;
neciyiz, nereden geldik, nereye gidiyoruz.
gelip geçen nesneler olmaktan öte anlamımız,
yıldız tozları madde esasımızın biz olarak anlamlı bir araya gelişi neden,
neden bu tozlar sen kimsin sorusuna hep bir ağızdan ben diye yanıt veriyorlar.
toz olacaksam ben niye varım .
niçişte öylesine mi ?

Devamı»

Geceye

Ortalığı bürüdüğü zaman geceye,
Geçip giden geceye,
Karanlığı çöktüğü vakit geceye,
Geceye ve içinde topladıklarına,
Gece bizi örten bir elbise,
Göğün gecesi karanlık, ışığı çıkmış karanlık,
Ne güneş aya yetişebilir,
Ne de gece gündüzü geçebilir.

Devamı»