öyleyse yok benim için yok

bak nasıl birikmiş dünya,
nasıl birikmiş insanlar içimde,
ve nasıl birikmiş anılar.. .
düşünemez ki insan;
olmasaydım mesela
nasıl olurdu diye…

Devamı»

Gidelim

gidelim,
kıyıdaki ağacın yanında buluşalım gidelim …
bi sen çekersin kürekleri bir ben…
gidelim …

Devamı»

Ağır Ölüm

Ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar,

her gün aynı yoldan yürüyenler,

yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler,

giysilerinin rengini değiştirmeye yeltenmeyenler,

tanımadıklarıyla konuşmayanlar.

Devamı»

Susmak Üzerine

Susmak, huyların efendisidir.
HZ. MUHAMMED
Konuşarak anlatılmaz herşey, bazen susmak yeter aslında. Unutma; Konuşmak bir ihtiyaç olabilir, ama susmak cevaptır anlayana..
DOSTOYEVSKI
Devamı»

Photoshop ve Siyah Beyaz Semineri

Siyah Beyaz nasıl ki karanlık odada filmle başlayıp baskıya kadar giden ciddi bir süreçse, aydınlık odada dijital fotoğraflar üzerinde siyah beyaz çalışmalar da disipline bir bakış gerektirir. Seminerimizde karanlık oda yaklaşımlarını da sıkça hatırlayacağımız çalışmalar yapacağız. Dijital fotoğraflarımızı siyah beyaza hazırlayacağız.
Devamı»
Photoshop Eğitimi

İnsan insan derler idi…

İnsan insan derler idi
İnsan nedir şimdi bildim
Can can deyu söylerlerdi
Ben can nedir şimdi bildim
/muhyiddin abdal

Sen Susmayı Sevdiğimsin

– Konuşmayınca konuşur insan en çok. Öyle bir şey var mı ?

– Sessizliği paylaşmak, var olmaz mı !

İnsanlar, “Ya arkadaşlarla birlikteyiz” dediklerinde, hep konuştuklarından bahsediyorlar. Halbuki ne kadar birlikte sustuğunda çok önemli. Konuşmak biterde. Biriyle susabiliyorsan ve orası hala keyifliyse. İşte orasıdır.

Hep birlikte bir şey yapmayı düşünürken, belki birlikte susmayı düşünmüyoruz hiç. Ama tabi birlikte konuşabiliyorsan susabilirsin ancak. İlki yoksa, ikincisi tek başına olmayabilir.

Öyleyse …

Devamı»

İvan İlyiç’in Ölümü

1886’da kaleme alınan bu eser üzerinden asırlar geçmiş olmasına rağmen İvan İlyiç’lerin varlığı ve insanın hüsranda oluş gerçeği halen devam ediyor. İvan İlyiç’lerden olmamak ve ömrümüzü sabırla güzel işler için kullanmak dileğiyle, paylaşayım istedim.

İvan İlyiç statüyle fena halde kafayı bozmuş bir adamdır. Petersburg’da günün zevklerine uygun dayayıp döşenmiş büyük bir dairede oturur, sık sık ruhsuz akşam yemeği toplantıları düzenler, bu toplantılarda sıcaklık ve samimiyetten eser yoktur. Kendisi yüksek mahkemede yargıçtır, işini sevmesinin başlıca nedeni, işi sayesinde kendisine duyulan saygıdır. İvan İlyiç bazı geceler geç saatlerde “şehirde çokça adı geçen” kitaplardan birini okur, nasıl davranması gerektiğini de gazetelerden öğrenir. Tolstoy, yargıcın yaşamını şöyle özetler: “İvan İlyiç’in işinden haz almasının nedeni işiyle gurur duyması, toplumdan hoşnut olmasının nedeni de gururunun okşanmasıydı; onun samimi bir şekilde haz aldığı tek şey “vint” oynamaktı. . .

Devamı»

Zenginlik diye bir şey yoktur; yalnızca yaşam vardır.

Rousseau bize, insanların neyin önemli olduğu konusunda kendi kararlarını veremediklerini, düşüncelerini, başka insanların önerilerine göre belirlediklerini, mutlu olmak için neye değer vermek gerektiği konusunu, başkalarına havale ettiklerini anlatmaya çalışır; ve işte Rousseau’nun anlattığı “başka insanların görüşleri“, bir gazetenin otoritesine ve bir reklam panosunun parıltılı albenisine büründüğünde insanlar üzerinde daha da etkili olmaktadır.

***

Devamı»

Sen Ayrı Dünyanın İnsanısın

Tabi nereden bilecekler; sis basınca, tellerde gülerek bisiklet sürmekten keyif aldığını. Sen ayrı dünyanın insanısın, delice bulacak, inanmayacaklar. Kafalarındaki seni duymadıklarından dinlemeyecekler. Acayip olma, saçmalama düzgün düşün diyecekler, sana düzgün diye bir sürü yamuk fikri dayatacak, hayal de kurma diyecekler. Sen bilirsin. O zaman ister sisi dinlersin, istersen onları.

Ama alt tarafı sisi ve bisikleti seviyorsun o kadar. Hayat kısa; Pedalla, pedal sesi güzeldir. . .

Hem çabuk ol, sis kalkınca telde gidemezsin.